Ekim 16, 2019

Lüks Villada Seks! (10)

Lüks Villada Seks! (10)
Lüks Villada Seks! (10)

Sabah saat 06:00 yı geçerken uyandım, sabah güneşi içeriyi aydınlatmıştı. Yarağımın sertleştiğini fark ettim. Sabahları normal bir durumdu bu ama şimdi yanımda karım değil Meliha Hanım vardı. Siyah tül geceliğinin içinde mışıl mışıl uyuyordu. Altında külot ve sutyen yoktu, ince tül gecelik vücudunu gösteriyordu. Sağ elimi geceliğin altından soktum, kalçasını okşamaya başlamışken gözlerini açtı. Başını benden yana çevirip birkaç saniye anlamsız şekilde baktı. Sanki Burada ne arıyorum? der gibiydi. Ama hemen sonra kendini toparlayıp elini saçlarıma atıp yanağımdan öptü.

Benimki kalkmış… dedim utangaç bir halde. Öyle mi? dedi gülümseyerek. Ardından da benden yana dönüp sol elini külotumun içine soktu. Elinin değmesi ile beraber gıdıklanır gibi oldum. Yavaş yavaş kafasını okşadıktan sonra aşağıya kaydırdı elini ve taşaklarımı avuçlayıp narince sıktı bir süre. Bense yarıda kalan işimi yapmaya başladım. Sağ elim yine kalçalarında gezinmeye başladı. Bir süre sonra ise kasıklarına doğru ilerledi elim. Amının üzerine geldiğimde, Immm! diyerek gözlerini kapattı. Dudaklarını emdikten sonra beni daha da azdırmak için onları pembe ıslak diliyle yaladı.

Dudaklarından öperken sağ orta parmağım amının içine girmişti bile. Sabahın bu erken saatinde sıcak ve suluydu amı. Parmağımı yavaş yavaş amında ileri geri hareket ettirirken Meliha Hanımın dudaklarından sıcak ve kısa iniltiler çıkıyordu. Yoğun bir iş gününe başlamadan önce onu sikmek için can atıyordum. Aynı arzu ve istek Meliha Hanım da da vardı. Hadi uzatma, sik artık, gitmem lazım! demeye başladı bir zaman sonra. Tamam! dedikten sonra elimi çektim amından. Amının zevk sıvıları ıslatmıştı parmağımı.

Üstündeki askılı tül geceliği başının üzerinden çıkarıp yere attıktan sonra bacaklarını açtı iki yana. Külotumu ve atletimi çıkarıp bacaklarının arasına yerleştim. Üstümüzdeki battaniyeyi kenara ittim daha rahat hareket edebilmek için. Yavaşça üzerine doğru uzanıp yarağımın kafasını amının üzerine, amının dudaklarına sürttüm. Okşamaları ile zevk sıvılarının kafasını ıslattığı yarağımı amına sokmaya başlamıştım ki Meliha Hanım durmamı istedi.

İstemiyor musun? diye sordum heyecanla. Ellerini omuzlarıma atıp dudaklarını ısırdıktan sonra, İstiyorum, ama arkadan yapmanı istiyorum! dedi. Sözleri biterken kalp atışlarım hızlanmaya başlamıştı bile. Üzerinden kalktığımda kendisi de doğruldu ve önümde dörtayak üstüne domaldı hemen. Arkasındaki yerimi aldım. Göt yanaklarını ayırdığımda dün gece tadına baktığım açık kahverengi temiz delik yeniden karşımdaydı.

Dilimi uzattım ve göt deliğine değdirdim. Meliha Hanımın göt yanakları birden sertleşti, kasıldı ama hemen ardından eski haline geri döndü. Bu kez amından göt deliğine kadar her yerinde gezdirmeye başladım dilimi. Külahtaki dondurmayı yalar gibi uzun uzun yalıyordum. Meliha Hanım bundan büyük keyif alırken usul usul inliyordu. Ancak daha fazla ileri gidecek takatim kalmamıştı. Zaten kendisi de sikmem için ısrar etmeye başlamıştı.

Yatağın üstünde ayağa kalktım ve ayaklarımı dizlerinin yanından sağlamca bastım. Belimi ve götümü eğerek sertleşmiş yarağımı göt yarığına sürttüm önce. Sonra da göt yarığını ellerimle ayırıp göt deliğinin ağzına ağız dolusu tükürüğümü bıraktım. Yarağımın kafasını tutup bastırmaya başladım. İlk anda göt deliği gerisin geri itti yarağımı, ama bastırdıkça açılıp genişlemeye başladı. Götümü eğdikçe de içine giriverdi. Kafasından sonra gövdesi de göt deliğinin içinde kaybolmuştu. Meliha Hanımdan ıkınmayı andıran sesler geliyordu bu anda.

Bir süre bekledim o halde, ardından yeniden bastırmaya başladım. Sonunda dibine kadar götüne girmişti yarağım. Meliha Hanım, Ayyy, ahhh! diye bir inilti çıkardı yüksek perdeden ama sonra sesi kesildi. Yavaş yavaş götümü kaldırıp indirmeye başladım. Yarağım götünde ileri geri oynamaya başlamıştı bu sayede. Meliha Hanım bacaklarını biraz daha açtı iki yana doğru. Ellerim göt yanaklarındaydı, onları sıkıp duruyordum ama sonra beline attım. Dizlerimden büktüğüm bacaklarım sayesinde fazla enerji harcamadan onu sikiyordum. Belindeki ellerim de dengede durmamı sağlıyordu.

Göt deliğinin darlığı ve sıkılığının verdiği keyifle hafiften inlemeye başlamıştım. Meliha Hanım da ıkınmaya benzer sesleriyle bana eşlik ediyordu. Yarağımın göt deliğine yaptığı baskıyla delik içe doğru göçüyor, ardından da esneyerek açılıyordu. Taşaklarıma kadar alıyordu yarağımı Meliha Hanımın götü. Yaşadığım heyecandan dolayı dün gece bu kadar keyif almadığımı hissettim. Hareketlerimi yavaş yavaş hızlandırdım. Kendimi kontrol etmeye çalışsam da boşalmam gittikçe yaklaşıyordu, bunu anlamıştım. Yine de mümkün olduğunca bu anın daha çok ve uzun süre keyfine varmak istiyordum.

Eski yataktan gıcırtılar geliyordu. Sabahın sessizliğini bozan seslerdi bunlar ama her bir tınısında ikimizin de zevkini içinde barındırıyordu. Her yanım uyuşmaya başladığında daha fazla kendimi kontrol edemeyeceğimi anladım. İşi oluruna bıraktım ve birden Meliha Hanım götüne boşalmaya başladım. İniltilerimin arasında ara ara yutkunup duruyordum. Meliha Hanım ise ıkınmaya devam ediyordu. İki elimle beline bastırıyor, etlerini sıkıyordum. Sonunda götünden çıktım, deliğin ağzı bir miktar açılmış, genişlemişti ama beklediğim kadar değildi. Aynı esneklikle delik ağzından akan döllerime karşın daraldı ve nerdeyse eski haline geldi kısa sürede.

Ben yataktan inerken Meliha Hanım da yavaşça doğruldu. Elimden destek alarak yere inerken, Ahhh! diye minik bir inilti çıkarttı. Sonra da sıkıca sarıldı ve yanaklarımı öptü ıslak ıslak. Niye götten istedin? diye sorduğumda, gülümseyerek, Bilmem, öyle istedim! dedi. Beraber yıkanalım mı? diye sorduğumda, Yok, aşağı ineyim ben, Numan da birazdan kalkar zaten! dedi. Yeniden siyah tül geceliğini giyindi, çantasını aldı ve son bir kez dudağımdan öptükten sonra aşağı indi.

O gidince banyoya girip yıkandım. Odaya döndüğümde Hanife gelmiş, her zamanki gibi şalvarını ve uzun kollu gömleğini giymişti. Başını da arkadan beyaz başörtüsüyle bağlamıştı. Biraz keyifsiz gibiydi. Ne oldu kız? diye sorduğumda, Yok bir şey! diyerek aşağı indi. Ben de giyinip aşağı indim. Sessizce kahvaltımızı yaparken daha fazla dayanamayıp elini tuttum ve Ne oldu kız anlatsana, adam bir şey mi yaptı sana? diye sordum. Yok, bir şey yapmadı. Geçen seferki gibi para verecek sandım ama vermedi. O vermeyince ben sordum (Para verecek misin?) diye, (Artık karı koca olduk, karı koca arasında para mı olurmuş!) dedi bana. Ona bozuldum! diyerek yanıtladı. Hanife her şeyi paraya çevirmeye çalışıyordu. Dün gece yaşadığımız deneyim ve zevkin karşılığında para istemiş, istemediği bir cevap almıştı…

Kahvaltıdan sonra bahçeye çıktım. Havuzla ilgilenmem gerekiyordu, söz vermiştim Meliha Hanıma. Üzerime tulum ve uzun çizmeleri geçirip havuza indim. Kalan suyunu boşalttıktan sonra içindeki yaprakları, pislikleri kabaca temizledim. Havuz bakımı konusunda daha önce birkaç deneyimim olmuştu. O nedenle havuzu yeniden suyla doldurmadan önce daha detaylı temizlik yapmam gerekliydi. Bunun için de ekipman, ilaç vs. almak lazımdı.

Havuzdan çıkmıştım ki Meliha Hanımın bana doğru geldiğini gördüm. Sabahkinden çok farklı bir görüntüsü vardı. Siyah renkli bol kumaş pantolonun üzerine kırmızı bir bluz giymiş, başını da parlak beyaz bir türbanla bağlamıştı. Ayağında kırmızı babet ayakkabılar vardı. Yaşananları unutmuş gibi görünüyordu. Havuzla ilgili bir şeyler sordu. Yapılması gerekenleri ve ihtiyacım olanları söylediğimde, Numan Bey ile konuşurum, o halleder. Züleyha Hanım geldiğinde birlikte havuza gireriz, ne kadar erken yaparsan o kadar iyi olur! dedi yanıt olarak. Gelecekler mi yakın bir zamanda? şeklindeki soruma, Hafta sonu burada olacaklar! dedi gülümseyerek. Ardından, Kolay gelsin! diyerek ayrıldı ve eve girdi…

Öğle yemeğinden sonra da havuzla ilgilendim. Çalışırken Numan Bey ve Meliha Hanım beraber geldiler. Meliha Hanıma söylediklerimi Numan Bey e de söyledim. Bana, Tamam, hallederiz, havuza bakan eski ustayla konuşurum! dedikten sonra, Bir ara yanıma uğra Tahsin, seninle konuşacaklarım var! dedi. Meliha Hanım sanki bana nazire yaparcasına kocasının koluna girdikten sonra bahçede bir süre dolaşıp eve geçtiler.

Akşamüstü Numan Beyin yanına çıkmadan evvel tulumla çizmeyi çıkarıp yeniden pantolonumu giydim. Odalarının kapısını tıklatıp içeri girdim. Meliha Hanım ikili koltukta otururken Numan Bey pencere önündeki tekli koltuktaydı, ikisinin de elinde birer kitap vardı. Gel otur! dedi Numan Bey karşısındaki koltuğu göstererek. Çekinerek dediğini yapıp oturdum. Sağı solu belli olmayan bir adamdı, beni de ne için çağırdığını bilmediğim için az da olsa endişe duymuyor değildim.

Kitabı sehpanın üstüne koydu, işaret parmaklarını birleştirip geriye yaslandı ve gözlerini kapattı. O an Meliha Hanıma baktım, ama Ben de bilmiyorum! gibilerden kaşını kaldırarak gülümsemekle yetindi. Derken Numan Bey gözlerini açtı, öne doğru eğilip sol elini dizime koydu. Gülümseyerek, Dün gece hakkında ne düşünüyorsun? diye sordu. Şey, güzeldi! dediğimde, Bu kadar mı? diye sordu. Sözlerim onu rahatsız etmişe benziyor gibiydi. Şey, kusura bakmayın, ilk defa böyle bir şey yaptık, onun için ne diyeceğimi tam bilemedim… dediğimde elini kaldırıp susmamı istedi.

Kısa bir duraksamanın ardından, Zevk aldın mı peki? diye sordu. Onu memnun edebilmek için, Evet, hem de çok! dedim heyecanla. Karısına dönerek, Karımdan memnun kaldın mı? diye sordu bu sefer. Evet, çok zevk aldım! dedim. Ancak Numan Bey yine sözlerimden hoşnut değilmiş gibiydi. Anlamsız bir ifade ile baktıktan sonra, Eğer almadıysan söyleyebilirsin, yalan söylemek zorunda değilsin! dediğinde, İnanın çok zevk aldım, Meliha Hanım harika bir kadın! dedim.

Numan Bey derin bir nefes alıp geriye doğru yaslandı. Sonra da, Meliha sen ne dersin bu konuda? diye sordu yüksek sesle. Tahsin le aynı fikirdeyim, ben de çok zevk aldım! dedi Meliha Hanım oturduğu yerden. Numan Bey, Güzel, güzel! diyerek başını sallayıp gözlerini kapattı. Yine birkaç saniyelik sessizlik oldu. Gözlerini açarak, Biliyorsun yakında misafirlerimiz gelecek. Onlar geldiğinde de aynı şekilde davranmanızı istiyorum. Benim için değerli kimselerdir. Onları üzecek bir şey yapmayın sakın! dedikten sonra çıkmam için işarette bulundu. Meliha Hanımın meraklı bakışları eşliğinde odadan çıktım.

Aşağı inip Hanife ye Numan Bey in sözlerini tekrarladım. Adamla kadın geldiğinde bir yamuk yapma sakın. Yoksa evden atarlar bizi! dediğimde Merak etme, nasıl davranacağımı bilirim ben! dedi bilgiç bir tavırla. Kalan son birkaç iş için bahçeye geçtim…

Bir saat kadar sonra Meliha Hanımın bana doğru geldiğini gördüm. Üstüne uzun, önü fermuarlı bir ferace giymişti. İşle ilgili bir iki önemsiz şey söyledikten sonra, Seninle konuşmam gereken şeyler var! dedi. Tamam, konuşalım! dediğimdeyse, Burada olmaz, arka tarafa gel! diyerek onu siktiğim yere doğru ilerledi. Ben de elimdekileri bırakıp arkasından gittim.

Köpek kulübesinin oraya gelince cebinden telefonunu çıkarıp birini aradı. Görüntülü bir aramaydı bu. Yoksa yine kocasını mı arıyor diye düşünürken ekranda bir kadının yüzü göründü. Aşağı yukarı Hanife nin yaşlarında, siyah saçlı, kalın siyah kaşları biçimli, küçük yuvarlak burunlu, kalın pembe dudaklı bir kadındı. Meliha Hanım, Züleyha, bak Tahsin yanımda! dedikten sonra telefonu bana doğru çevirdi. Birden kadınla göz göze geldim.

Demek Züleyha Hanım buydu. Parlak siyah gözlerinin üzerimde gezindiğini fark edince gerildim. Züleyha Hanım ise gayet neşeli ve sempatik görünmeye çalışıyor gibiydi. Telefonunu karşısına koymuştu. İki elini sallayarak, Merhaba, nasılsınız, ben Züleyha, tanıştığımıza memnun oldum! dedi gülümseyerek. Meliha Hanıma yan gözle baktım, göz işaretiyle yanıt vermemi istedi. Ben de memnun oldum, teşekkür ederim, siz nasılsınız? dedim. Soruma cevap vermek yerine, Meliha sizden bahsetti! dedi.

Kısa bir sessizlik oldu, sanki benden bir şeyler duymak istiyor gibiydi. İnşallah iyi şeyler söylemiştir? dedim gülümseyerek. Züleyha Hanım, İyi şeyler söyledi, merak etmeyin! dedi heyecanla. Hemen ardından da, Beni nasıl buldunuz? diye sordu. Yeniden Meliha Hanıma baktım. Aynı şekilde yanıt vermemi isteyince, Şey, yani, ne desem, hoş bir hanımsınız! dedim. Züleyha Hanım, Güzel bulmadınız mı? diye sordu bu kez. Sanki alınmış gibiydi güzel kelimesini kullanmadığım için. Yoo, güzel bir kadınsınız! dediğimde bu kez sesi daha canlıydı, Teşekkür ederim! dedi nazikçe.

Derken Züleyha Hanım biraz geriye çekildi. O ana kadar sadece yüzü görünmüştü. Şimdiyse belden yukarısı görünüyordu. Siyah, uzun kollu kazak ya da bluz gibi bir giysisi vardı. Birden onu alttan tutup yukarı sıyırdı, çıplak şişkin memeleri açığa çıktı bu hareketiyle. Bembeyaz ve Meliha Hanımınkilerden de büyük memelerinin uçları etli ve pembeydi. Daha yerçekimine yenik düşmeyip uçları dik duran memelerini avuçlayıp ekrana doğru salladı, onları içi su dolu birer top gibi sağa sola oynattıktan sonraysa ayağa kalktı. Siyah bol bir etek vardı altında. Onu da lastiklerinden tutarak aşağı indirdiğinde bembeyaz dolgun kalçaları ve bacakları çıktı ortaya. Beyaz pamuklu külotu kasıklarını sıkmıştı, amının izini ince külotun üzerinde fark etmekte zorlanmadım.

Meliha Hanıma baktım, telefonu sağ elinden sol eline geçirip gülümsemekle yetindi. Beni buraya çağırmasının sebebi buydu anlaşılan. Züleyha Hanımla bir olup plan yapmışlardı. Ekrandaki Züleyha Hanım ise beyaz külotunu da indirmişti aşağı. Kılsız ve tüysüz amı da vücudu gibi beyazdı. Bir genç kızınki gibi temiz görünüyordu.

Sağ elini amına atıp onu ovalamaya başlamışken, Beğendin mi? diye sordu. Yüzü de ekranda görünmeye devam ediyordu. Çok beğendim! dediğimde Yakında senin olacak hepsi! dedi, sonra da arkasını döndü ve domalır gibi eğildi. İri, dolgun götü ekranı kaplamıştı. O ana dek hareketsiz duran yarağımda kıpırdanmalar başladı. Züleyha Hanım iki eliyle göt yanaklarını ayırdığında daha önce epey sikilmişe benzeyen göt deliği de ortaya çıktı. Göt deliğinin ağzı da amı gibi tertemizdi ama epey çukurlaşmıştı.

Birkaç saniye bu şekilde kaldıktan sonra yeniden doğrulup ekranın karşısına geçti, şimdi yeniden sadece yüzü görünür olmuştu. Hoşuna gitti mi? diye sordu. Evet, çok hoşuma gitti! dediğimde, Ben de seninkini görmek istiyorum! dedi. Bu isteği karşısında şaşırdım ve tekrar Meliha Hanıma baktım. Gözleriyle aşağıyı işaret etti. Yarağımı çıkarıp göstermemi istiyordu. Daha fazla bir şey demeye gerek yoktu. Züleyha Hanımın minik şovuna benim de karşılık vermem gerekiyordu sonuçta.

Pantolonumun önünü açıp indirdim aşağı. Külotumu da sıyırmışken Meliha Hanım yarağımı çekmeye başladı. Züleyha Hanımın şovu sayesinde sertleşen yarağımı çekerken boştaki sağ elini taşaklarıma attı. Onları ineğin memesini sağar gibi aşağı doğru çekiyordu, benim göremediğim ekrandan Züleyha Hanımın, Immm, çok tatlıymış! diyen sesi geldi. 15-20 saniye sonra Meliha Hanım yeniden yüzümü çekmeye başladı. Züleyha Hanımın yüzündeki ifadeden heyecanı belli oluyordu. Çok beğendim seni Tahsin, yakında görüşürüz, öpüyorum! dedikten sonra ekranı kapatıp görüşmeyi sonlandırdı.

Meliha Hanımın okşamaları ile daha da sertleşen yarağımı külotumun içine sokup pantolonumu giyindim. Meliha Hanım, Hoşuna gitti mi? diye sorunca, Gitti! dedim. Garip bir kadınmış bu Züleyha Hanım… dediğimdeyse, Öyledir, ama iyi bir kadındır! dedi. Ardından telefonunda fotoğraflar kısmına girdi. Aşağı doğru kaydırdığı ekranda bir fotoğrafı açıp bana uzattı telefonu.

Villanın bahçesinde çekilen bir fotoğraftı. Meliha Hanımın yanında uzun boylu, çarşaflı bir kadın vardı. Kol kola girmişlerdi, çok samimi şekilde poz vermişlerdi. Kadının yüzü peçeliydi. Koyu lacivert çarşafının içinde alnı, kaşları ve gözleri ile burnunun üstü görünüyordu sadece. Beyaz elleri açıktaydı bir de. Dikkatli bakıp fotoğrafı yaklaştırınca kadının az önce bana ekranda şov yapan Züleyha Hanım olduğunu anladım. Züleyha Hanım bu mu? diye sordum şaşkınca.

Meliha Hanım gülümseyerek, Evet, niye şaşırdın, kadının normal hali bu! dedi. Ardından da, Sokakta telefondaki gibi dolaşacak hali yok ya! diye ekledi. Fotoğrafa birkaç saniye daha baktıktan sonra telefonu Meliha Hanıma verdim. Ne bileyim, şaşırdım! dedim. Meliha Hanım yanıt vermek yerine, Benim gitmem lazım! dedi ve hızlı adımlarla ön tarafa geçti…

Bense bir sigara yaktım. Akşam olmak üzereydi artık. Sigaramdan derin nefesler çekerken köşeden Hanife çıkageldi. Ne arıyon burada? diye sordu. Önümde durup sağ eliyle omzuma sertçe vurdu. Ahh, ecdadını siktiğimin karısı, ne yapıyorsun? dedim sinirle. Bana bak, gene o karıyı mı sikiyordun yoksa? diye sordu öfkeyle. Ne sikmesi be, yürü git işine! dedim sigarayı yere atıp çiğnerken. Bu taraftan geldiğini gördüm, ayağını denk al, o karının peşine çok takılıyorsun, görüyorum, kör değilim! dedi.

Sinirini almak için sarılıp öptüm yanağından. Yine sutyen giymemişti, memelerini göğsümde hissettim. Hanife kendini geri çekmeye çalışıp omuzlarımdan itmeye çalışırken daha da bastırdım kendime. Ne ediyon lan, bıraksana beni! deyince, Azdım kız, anlasana! dedim. Hee, sen git o orospuyu sik, benimle ne işin var? dedi sert bir tonda. Dudaklarından öpmeye çalıştım ama Hanife sımsıkı kapatmış, açmamakta inat ediyordu dudaklarını.

Elime geçen fırsatı değerlendirmek istiyordum. Züleyha Hanımın şovu ve Meliha Hanımın okşamaları ile sertleşen yarağım ve kabaran duygularım güzel bir sikişme ile ancak dinebilirdi bu saatten sonra. Ancak karım da olsa Hanife benimle aynı fikirde değildi. Elimden kaçıp kurtulmak istiyordu. Nazlanma kız, hadi yapalım, çok azdım! şeklindeki sözlerime kaba karşılıklar vermeye başlamış, elimden kurtulmak için çırpınıp duruyordu. Ama Numan Bey ve Meliha Hanım ile bahçe duvarının arka tarafında birileri varsa duymasınlar diye çok ses çıkartmıyordu.

Ancak ne kadar kurtulmaya çabalasa da kuvvetim galip geldi ve Hanife yi omuzlarından bastırarak yere yıktım. Hanife dudaklarını ısırarak küfürler ederken yüz üstü çimlerin üzerine uzandırdım. Altındaki şalvarın lastiklerinden tutup sıyırdım, sutyen gibi külot da giymemişti, koca götü karşımdaydı. Hanife artık debelenmeyi bırakmış, başına gelecekleri kabullenmişti.

Hemen pantolonumu ve külotumu çıkardım ayaklarımdan. Aç bacaklarını! dediğimde dediğimi yaparak ayırdı bacaklarını. Başını ellerinin arasına gömmüştü. Ellerimi göt yanaklarına attım, onları kısa bir süre hamur gibi yoğurup ayırdım. Göt deliği karşımdaydı şimdi. Dün gece sikerken büyük zevke geldiğim götünü yeniden sikmek istiyordum. Tükürüğümü göt deliğinin ağzına bırakıp sağ işaret parmağımla yedirdim deliğe.

Hanife, Götten yapma lan, dün geceden beri sızlıyor zaten! dese de onu dinleyecek durumda değildim. Bi kere daha sikerim bir şeyin kalmaz, ilaç olur götüne! dedim keyifle. Ancak Hanife benimle aynı fikirde değildi, kocası olduğum halde kaba bir küfür etti ama hiç umursamadım. Kalçalarını altıma aldım, yarağımı sıvazladım bir süre. Hemen ardından sol baş ve işaret parmaklarımla araladığım göt deliğine bastırdım. Yarağımın kafası yavaşça içine girerken Hanife tıpkı sabah Meliha Hanımın yaptığı gibi ıkındı. Ancak onu dinlemeden bastırmaya devam ettim. Yarağım yavaş yavaş gözden kaybolup Hanife nin götüne girerken keyfim de gitgide artıyordu. Saniyeler sonra dibine kadar karımın götündeydi yarağım.

Hanife ellerini iki yana atıp çimleri sıkmaya başlamış, bir yandan da götünü oynatarak, Yavaş yap lan, çok sızlıyor! diyordu. Tamam be, hareket etme! dedim. Ayakkabılar halen ayağımdaydı, ayak uçlarından destek alarak götünde gidip gelmeye başladım. Hanife, Ayy, ahhh, ımmm, uhhh! sesleri eşliğinde çimleri yolarken ben zevkten dört köşe olmuştum. Götü ağırlığımla birlikte yassılaşmış, her abanmamla göt yanakları yaylanır olmuştu. Hanife nin göt deliği o ne kadar sızlıyor dese de yarağımı kolayca içine alıyordu. Göt deliğinin sıkı etleri çepeçevre sarmıştı yarağımı.

Kontrollü olmaya, sikişi uzun tutmaya çalışıyordum ama Hanife şimdiden, Tamam mı, bitti mi, hadi lan, götüm yanıyor, hadi! demeye başlamıştı. Tamam lan, bi sus! dedim öfkeyle. Daha rahat hareket edebilmek için bacaklarımı dizlerimden biraz ayırdım. Karımın dolgun götü tümsek halde kasıklarımla buluşmuştu şimdi. Yumuşak bir yastık gibi kasıklarıma ve taşaklarıma baskı yapıyor, bu da beni daha çok zevke getiriyordu. Hareketlerimi hızlandırmamla beraber Hanife nin iniltileri minik çığlıklara dönüştü. Dişlerini sıkıyor, dudaklarını ısırıyor, bir an önce götünden çıkmam için yalvarıyordu, ama o anda bunu yapabilecek halde değildim. Aldığım zevki ani bir şekilde kesip sonlandırmak istemiyordum. Amına koyduğumun karısı, beynimi siktin, sussana! dedim onun sözlerine karşılık.

Hanife acı çektiğini belli edip söylese de göt deliği onunla aynı fikirde değildi kesinlikle. Güçlü abanmalarıma karşılık yarağımı içine rahatça alıyordu çünkü. Bu da bende sikmeye devam etmem gerektiğini söyleyen bir uyarıcı etkisi yapıyordu. İkinci bir uyarıcı etki de Züleyha Hanımdı. Telefonda yaptığı şovda kalmıştı aklım. Amı, götü ve memeleriyle beni cezbetmişti. Ancak asıl Meliha Hanımın gösterdiği fotoğraftı cezbeden. Lacivert çarşafının içindeki, peçeli hali beni çıplak halinden daha çok etkilemişti. Çarşafının altında değerli bir hazine taşıyordu ve dediği gibi hepsi yakında benim olacaktı. Karımın götünü sikerken gözlerimin önünde Züleyha Hanımın çarşaflı hali canlanıyor, sanki Hanife yi değil de onu sikiyormuşum gibi hissediyordum…

Sabah Meliha Hanımın götüne boşalmıştım, şimdi ikincisi Hanife nin götüne olacaktı. Ancak boşalmam gecikiyordu. Hanife nin çıkmam için yalvarmaları, arada ettiği küfürler negatif etki yapıp boşalmamı güçleştirmişti. Götünde birkaç dakikadır çalışıyordum, artık ben de yorulmuştum. Son bir gayretle abanmaya, pompalamaya başladım. Öyle ki amını sikiyormuşum gibi güçlü şekilde yapıyordum bunu. Hanife nin artık çimleri yolacak gücü kalmamıştı. Avuçlarında birikmiş yeşil çimleri var gücüyle sıkıyordu. Derken birdenbire adeta patladım. Boşalmam adım adım değil de birdenbire olmuştu. Kendimi kaybedercesine, tüm gücüm ve enerjim Hanife nin götüne akıyordu yarağımdan.

Boşalmam ani ama kısa oldu. Kendimi Hanife nin üzerine bıraktım. Hanife üzerine binen ağırlığın altında daha da sessizleşmişti şimdi. Nefes alışverişlerini duyuyordum. Ben de sıcak ve derin nefeslerle ona karşılık veriyordum. Sonunda ağır ağır çıktım götünden. Göt deliği epey açılmış ve genişlemişti. Deliğin ağzı ve kasıkları nar gibi kızarmıştı üstelik.

Hanife nin kalkmasına yardım ettim. Ağız dolusu küfürler savurarak dizlerinin üzerinde doğruldu. Bir süre öyle kaldıktan sonra kalktı ayağa. Üstünü başını düzeltip şalvarını yukarı çekerken, Alacağın olsun Tahsin! dedi. Yana kaymış başörtüsünü yeniden bağladıktan sonra köşeyi dönüp villaya geçti.

Bense yeniden bir sigara yaktım. Hanife yi yatırıp siktiğim çimlere sırtüstü uzanıp sigaramı içerken Züleyha Hanımı düşündüm…

[Tahsin]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan sakarya escort bayan eryaman escort bayan maltepe escort bayan